İlişki Odaklı Çift Terapisi - İOÇT Encounter Centered Couples Therapy – EcCT

TARİH

İlişki odaklı çift terapisi (EcCT) ,Hedy Schleifer'ın bir psikoterapist olarak 35 yıllık deneyiminin kristalleşmesini temsil eder ve bu 35 yıllık deneyiminin 20’sini klinik çiftler laboratuvarında çiftlerle yoğun bir şekilde çalışmak için kullanmıştır. EcCT, felsefe, klinik teori, örgütsel metodoloji ve ilişkisel nörobiyolojinin kesişimindeki bütünleyici bir ilişkisel modeldir. Çiftlerin birbirleriyle en canlı ve en neşeli bağlantıyı deneyimlemelerine yardımcı olurken, birbirlerinin büyümesine ve ilişkisel olgunluğa giden yolda ilişkisel zekalarını geliştirmeleri için destek sağlar. Çiftlere sadece iyi bir çift ya da sağlam bir çift değil, yaratıcı bir çift olmaları için ilham verir. EcCT'nin nasıl doğduğunu görmek için geriye baktığında, noktaları birleştirmenin kolay olduğunu söylemiştir. Tarihte EcCT'yi Hedy Schleifer’a gösteren altı önemli adım olduğunu fark etmiştir.

Her şey yıllar önce kendi evliliği ve çiftler ile olan düzensiz ve etkisiz çalışmaları hakkında hayal kırıklığı ve ara sıra umutsuzluk duygusunun farkına vardığında başlamış. Ne kişisel ilişkisi ne de çiftler ile yaptığı iş, düşündüğü gibi çalışmıyormuş ve hem evliliğinin hem de çiftlerin duyduğu memnuniyetsizliği daha da araştırmaya başlamış.

Bu durum, Hedy Schleifer’ı Imago İlişki Terapisi konusunda eğitimli olmasını ve uygulamasını yalnızca “çiftler laboratuarına” dönüştürülmesini sağlamıştır. “İstediğiniz Sevgiyi Almak”, terapistler için bir eğitimdir ve Harville Hendrix tarafından yaratılan çiftler için bir atölye çalışmasıdır, yaşanacak yararlı ve faydalı bir el kitabı olmuştur. Hedy Schleifer profesyonel olarak, bireysel danışan görmeyi bırakmıştır. Geleceğin kendisini çiftlerin çalışmaları hakkında bilgi almaya ve ilişkisel paradigmayı araştırmaya çağırdığını düşünmüştür ve her şeye sıfırdan başlamıştır. O zamanlarda 15 senedir bireysel, evlilik ve aile terapisti olmuştu ve kariyerinde ilk kez evliliğinin “yaşayan laboratuvarında” öğrendiklerini öğrettiği bir çiftler klinik laboratuvarı yaratmıştır. İlk kez kişisel ilişkisel yaşamı ve çiftlerle olan çalışmaları arasında bir uyum olduğunu anlamıştı. Hedy Schleifer’a göre eğitimci Parker Palmer'ın “A Hidden Wholeness: The Journey Toward an Undivided Life(Gizli Bütünlük: Bölünmemiş Bir Yaşama Yolculuk)” adlı kitabında “bölünmemiş bir hayat” dediği hayatın başlangıcıymış.

Kişisel ve profesyonel arasındaki uyumdan ise üçüncü adım oluşmuştur: birlik dünyasının keşfi. Yumi ve Hedy Schleifer, “yaşam laboratuvarlarında” Imago bilinçli diyalogu uygularken keşfettikleri şey, bir diyaloğun onlar için gerçekten işe yaradığı zamanda, kendilerini farketmeden farklı bir bağlantı dünyasına adım attıklarıymış. İlk defa, temel bir ayrım görmeye başlamışlar: iletişim ve birlik, veri ve bilginin aktarılması ile birliğin ve bütünlüğün boyutu arasında, zihinlerin buluşması ve ruhların bağlantısı arasındaki ayrımı oluşturmuşlardır. Martin Buber'in “I and Thou(Ben ve Sen)” adlı kitabı, birlik anlayışını derinleştirmek için derin bir ilham kaynağı olmuştur.

Yumi ve Hedy Schleifer topluluk alanında gittikçe daha fazla yaşadıkça, bağları daha da güçlenmiştir. Eşzamanlı olarak çiftleri daha çok birlik topluluğuna yönlendirmiştir. İki insan arasındaki bu birlik anlarında, şu anda ampirik olarak kanıtlanmış bir şeyi sezgisel olarak hissetmiştir. Beynin yeni sinaptik bağlantılar için hazır kalması için bir fırsat penceresi sezmiştir. Yeterince uzun süre açık kalırsak, her bir hissi diğeriyle bağlantılı olarak hissetmek ve birbirimize duygu hissini vermek ile birlikte adım 3’ü öğrenmek kaçınılmaz demiştir. Adım 3’te öğrenme, derin, kalıcı, dönüşümsel bir değişimdir, daha öncesi ve sonrası vardır. Beyindeki sinaptik süreçle birlikte bu eşsiz fırsat penceresi araştırılmış ve bir isim verilmiştir: buna belleği yeniden birleştirme süreci denir. Hafızanın yeniden birleştirilmesi ve beynin eski ağrılı anıları nasıl değiştirebileceğini ve hatta ortadan kaldırabileceğine dair çığır açan bir kitap, Ecker, Ticic ve Hulley tarafından “Unlocking the Emotional Brain (Duygusal Beyin Kilidini Açmak)” adlı kitaptır.

Bu sezgisel anlayışla beynin yeni nöro-yolların yaratılması konusundaki kapasitese dördüncü adımı geliştirmiştir. Çiftlerle olan oturumu uzamıştır. Bağlantının gücünü izlediğini düşünmeye başlamıştır. Diğerinin otantik varlığının iyileştirici etkisini gözlemlemiş. Limbik rezonans, limbik düzenleme ve limbik revizyon sürecine tanık olmuş. Bu süreci şiirsel biçimde tarif eden harika bir kitap, üç psikiyatr Lewis, Lannon ve Amini'nin ‘A General Theory of Love(Genel Aşk Teorisi)’ kitabıdır. Bu gözlemlerden, klinik çiftler laboratuarındaki çiftler için yoğun oturumlar doğdu. Bu oturumlar önce tam gün sonra da iki gün devam etti. Yoğun oturumlar Bağlantı Arayışındaydı.

Bağlantı arayışı dışında yoğun adım beş gelmiştir. Jim Collins'in "Good to Great" kitabından esinlenerek, bildiği her şeyin sinerjisinin basit bir yol gösterici prensipte ortaya çıkmasına izin vermeye teşvik edilmiştir. Jim Collins bu sinerjiyi “kirpi kavramı " olarak adlandırıyor.” Kirpi kavramı " adı eski bir Yunan benzetmesine dayanmaktadır: kirpi ve tilki. Filozof Isaiah Berlin, dünyayı iki temel gruba bölmek için bu Yunan benzetmesini kullanıyor: kirpi ve tilki: kitabında "kirpi ve tilki" diyor: "tilki birçok şeyi biliyor, ancak kirpi büyük bir şey biliyor. "Tilkiler aynı anda birçok ucu takip ediyor ve dünyayı tüm karmaşıklıklarında görüyor.’’ Kirpi, karmaşık bir dünyayı tek bir organizasyon fikrine, her şeyi birleştiren ve yönlendiren temel bir ilke veya kavram haline getirir. "Kirpi kavramının" kendini bize göstermesine izin verdiğimiz gibi ortaya çıkan şey “üç görünmez bağlayıcı” dır: alan, köprü ve buluşma. Temel fikir, bir çift, aralarındaki ilişkisel alanı kucakladığında, dünyaları arasındaki köprüyü geçtiğinde ve gerçek, otantik bir karşılaşma için koşulları yarattığında, sanki bir manyetik kuvvet onları birbirine doğru çeviriyor gibi olur. Hedy Schleifer ‘O kadar tutarlı ki, “Mıknatısların Yasası " nı icat ettim” demiştir.

“Üç görünmez bağlayıcı” çiftleri, altıncı adıma götüren yol gösterici bir ilkedir: İlişki odaklı çift terapisinin doğuşudur. Giderek artan bir şekilde, çiftler arasındaki, güvende tutulduğunda kutsal olan, her bir ortak temel insanların kendilerini tüm potansiyelleriyle ortaya koymalarına olanak tanıyan ilişkisel alan arasındaki durumdur.

Sizde bu eğitimde olmalısınız!'